Bu çalışmanın amacı kamu yönetiminde yapay zeka teknolojilerinin dönüştürücü etkilerini, kişisel verilerin korunması ve algoritmik şeffaflık çerçevesinde incelemektir. Bu noktada 21.yy.da kamu yönetimi, geleneksel işleyişinden ayrılarak veri odaklı ve dijital bir yapıya doğru dönüşmektedir. Nitekim bu süreç, hizmet sunulmasında hız ve verimlilik gibi her ne kadar avantajları beraberinde getirse de yapay zekanın kara kutu şeklinde ifade edilen kapalı yapısı, yönetimde şeffaf ve hesap verilebilirlik ilkeleri bakımından önemli riskleri de beraberinde getirmektedir. Yapay zeka sistemleri tarafından toplanmakta olan ve analiz edilerek sonuca ulaşmasını sağlayan yapay zekayı besleyen büyük verilerin büyük bir kısmı gerçek kişilere aittir. Yapay zeka alanındaki bu gelişmeler birey verilerin yapay zeka karşısında korunmasını gerekli hale getirmektedir. Kişisel verilerin yapay zeka tarafından işlenmesi söz konusu iken ilgili bireyin profillemesi ve hakkında otomatik karar alma durumuna özenle yaklaşılması lazımdır. Çalışma kamu yönetiminde yapay zeka kullanımında yasal mevzuatın temel yapısı olan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu perspektifinde ele almaktadır. Dolayısıyla ilk olarak kamu yönetiminde yapay zeka ve kamu yönetiminin dijitalleşmesi ele alınmıştır. Akabinde çalışmada kara kutu problemi ve şeffaflık durumuna yer verilmiştir. Son kısımda Avrupa Birliği Yapay Zeka yasasına değinilmiştir. Çalışma nitel bir çalışma olup derleme çalışmasıdır. Sonuç olarak, kamu yönetiminde yapay zekanın kullanılması, verimlilik ve hız gibi teknik amaçlarla adalet ve şeffaflık gibi toplumsal değerler arasında kurulacak olan dengeye bağlı bir durumdur.
The aim of this study is to examine the transformative effects of artificial intelligence technologies in public administration within the framework of personal data protection and algorithmic transparency. In the 21st century, public administration is shifting from its traditional functioning towards a data-driven and digital structure. While this process brings advantages such as speed and efficiency in service delivery, the closed nature of artificial intelligence, often described as a "black box," also presents significant risks in terms of transparency and accountability principles in governance. A large portion of the big data collected and analyzed by artificial intelligence systems, which feeds these systems, belongs to real people. These developments in the field of artificial intelligence make it necessary to protect individual data from artificial intelligence. When it comes to the processing of personal data by artificial intelligence, careful consideration must be given to profiling the individual and the automated decision-making process regarding them. This study examines the use of artificial intelligence in public administration from the perspective of Law No. 6698 on the Protection of Personal Data, which forms the basic legal framework. Therefore, artificial intelligence in public administration and the digitalization of public administration are first discussed. Subsequently, the study addresses the black box problem and the issue of transparency. Finally, the European Union's Artificial Intelligence law is mentioned. This is a qualitative study and a review. In conclusion, the use of artificial intelligence in public administration depends on striking a balance between technical goals such as efficiency and speed, and societal values such as justice and transparency.